huseynik

ne güzel türküdür o. hele birde yılmaz çelik yada ender balkir* ' den dinleniyorsa. aşağıdada türkü ile ilgili ayrıntılar var.


hüseynik'ten çıktım şeher yoluna
can ağrısı tesir etti canıma
yaradanım merhamet et kuluna

yazık oldu yazık şu genç ömrüme
bilmem şu feleğin bana kastı ne

telgrafın direkleri sayılmaz
ati hanım baygın düşmüş ayılmaz
böyle canlar teneşire koyulmaz

lütfü gelsin telgırafın başına
bir tel versin musul'da kardaşıma
bu gençlikte neler geldi başıma

hikaye şu:

1892'de harput posta müdürü olan yakışıklı, merd ve herkes tarafından sevilen sayılan akif, hüseynik'te oturur, sabahları saray yolu ile harput'a çıkardı.

akif bir rivayete göre uçarı, gece gündüz eğlence alemlerinde gezer tozar cinsten. bir sürü de sevdalısı var. kızkardeşi ati hanım bir kardeşi de musul'da olduğundan abisine aşırı düşkün.

telgrafçı lütfü'de akif'in müdürlüğü döneminde ptt'de göreve başlamış, akif'in çok sevdiği bir şahsiyettir.

akif hiç beklenmedik bir zamanda hüseynik'ten şehre (harput) çıkarken yolda kalp krizi geçirir ve ölür. ölüm olayı duyulunca bütün bir şehir halkı hele, sevdalıları arkasından günlerce gözyaşı dökerler.

işte tam bu sırada saçlızade hacı vehbi efendi yukarıdaki bu güzel ve hazin şarkıyı güftesiyle ve bestesiyle meydana getirmiştir.

ba bs formu

kural olarak bilanço esasına göre defter tutan tacirlerin bildirim vermek zorunda oldukları, 2010 ve izleyen yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve hizmet alışları ile mal ve hizmet satışlarına uygulanacak had 396 sıra no.lu tebliğ ile 5.000 tl olarak belirlenmiş olan maliye bakanlığının otomatiğe bağladığı çift taraflı denetim işlemidir.

her ay sonunda bir önceki ayın beyannamesi verilmek zorundadır. verilmezse ne mi olur? cezayı kitliyolar.

mutlu olmak

her şeyden biraz olduğu ruh halidir aslında.

ayakkabiyla camiye giriliyor mu

birisi sıçınca illada sıvanmı gerekir sevgili mustafa akaydın dediğim açıklama. bırak kardeşim zamana, ne daha üzerine gidiyosun. tipik bir chpli olarak cunta dimağıyla hareket etmek işine geldiği sürece sövenin çok olur muhterem insan. seviyoruz ama tipi müalim.

tatbak

lokumlarını, sucuklarını alırken bir kez daha düşünülmeli. daha ucuzuna daha güzeli satılırken daha pahalısına vasat şeyler yemek adama koyar.

cubuk

küçük tohumların filizlenmeye başladığında yukarı doğru büyümesi için yanlarına dikilen ve filize tutuşturulan hede.
aynı zaman bir şeyin ince ve uzun olduğunu belirtmek için kullanılan sıfat, sırıkla aynı anlamı taşımamaktır.

hanimin ciftligi

ender balkır gibi güzel sesli bi sanatçıyı dinlememe vesile olmuş dizi. bir kaç bölümde türküleriyle diziyi şenlendirmiş, hüzünlendirmiş, acaba ne zaman arka plan sesi olarak vericekler diye beklediğim dizi. diziler türkülerle daha güzel oluyo dediğim dizidir velhasıl.

turklerle finliler akraba cikti

bu tip haberler ara ara çıkar. işin aslına bakarsanız zorla birileri tarafından çıkarılır. aslı astarı yoktur. çünkü haberci için haber kalmamıştır yada o kadar çok iç karartan haber yayınlamıştırki araya böyle yeşillikler serpiştirmek işine gelir habercinin. türkler alamanlarla, yunanlarla, kızıl derililerle, aborjinlerle hatta bir ara yüzüklerin efendisi filmindeki kötü karakterler olan org larla bile akrabalığımızın olduğu haberileri yayınlandı medyada. yapmayın etmeyin o kadarda salak değiliz dedim içimden ama kim sikine sallıyoki bizi, neyse konu o değil. ama durum bundan ibaret ey halkım. gerçek akrabalarınızı soruyosanız eğer çevrenizde yada köyünüzde bissürü var zaten. bu haberleri çıkaran ibnelerin diğer bir amacının ise akrabalık bağlarının kopartılması hedeflendiğidir diye düşünmeye başladım aslında bu yazıyı yazarken.

insanlik tarihindeki ilk yalan

elimi bile sürmedim o meyveye.

159

tek düzen muhasebe sistemine göre verilen sipariş avansları hesabının kodu.

kedisi bile havyarla beslenen insan

kesin su niyetine şampanya içiriyodur kedisine, e olmazsa olmazı süt banyosuda vardır elbet.

kimligine ataturk fotografi koyan kemalist

ulu önderi hala resimden, büstten, heykelden ibaret zanneden reklamperesttir. büyük önder kendisinin devrimleriyle hatırlanmasını istemektedir. fotoroman karakteri haline getirilmemelidir. profili için daha uygun bir avatar seçmelidir.

vakit nakittir

benjamin franklin efendinin söylediğine inanılan cümledir.

yaman okur

efem kendisini saba tümer'in proğramına konuk olduğunda tanıma ve izleme fırsatı buldum. ilk gözlemlediğinizde giyim tarzı olarak al paçino' yu andırmakta. yurt dışında yaşamış ve büyümüş bir türk için türkçesi insanlarla anlaşabilicek kadar iyi ancak bazı alangirli türkçe sözlükleri seçemiyor. sorulan sorulara verdiği cevaplar soru soran kişiyi tatmin eder nitelikte ve harbi. kareografisi harika. proğramın sonunda madonnanın şarkısı eşliğinde bir dans gösteri sundu. hakikaten etkileyiciydi. bu kadar yetenekli ve dünya çapında adından söz ettiren bir dansçının türk olmasından gurur duydum.

swing

efem bu tip bir olay dizisine efsane sinemacı, oyuncu, yazar, yönetmen şahin k' nın filmlerindede rastlamak mümkündür. adamlar bildiğiniz eşlerini değiştiriyor. aslında ilk bakışta kısa bir laftan ibaret olan bu sözcük giderek erkek kısmının domuzlaşmaya doğru yol aldığını göstermektedir. beyin hücreleri sadece zevk almak ve heyecan yaşamak üzere kurgulanmış bu erkek kişi kıskanma duygusunu bir süreliğine terk etmektedir. türkiye ayağına bakıldığında ise bu tip durumların tesbitini ancak itiraf sitelerine bakarak tesbit edebiliyoruz. hesabını siz yapın işte, bu insan müsvetteleri (artık onlara zevk kurbanlarımı demek gerek tam olarak bilemiyorum) bu boku yemişler, "bak biz yaptık hehehe ne güzel oldu kendimizi saklıyoruz ama durmadan yeniliklere açığız" pozlarına yatmaktalar. kendilerine giderek bozulan türk aile yapısına bir tuğla daha koyduları için beddua ediyorum.
<bkz: allaha havale ediyorum>

allah im neydi gunahim

ilk ibratim tatlıses yorumuyla dinlediğimiz kayahan şarkısı. bide klibi vardı, o tarihte küt saçlı bir hatunla çevirmişti. hatun bunu terk ediyodu filan. klasik ibo kliplerinden bir tanesiydi anlıyacağınız. ancak hep merak ederdim çocuk aklımla "ulan bu kadar güzel hatun bu kasap kılıklı adamda ne buldu" diye. meğer rol icabıymış.
çocukluk işte. *

ataturk un kimseyi siklemedigi gercegi

aslında önce neyin gerçeklik neyin olmadığına karar vermek gerek. atatürk bir cumhuriyet kurarak vefat etmiştir bu gerçek, ancak onun kimseyi siklemediği ise bir varsayımdır. atatürk cumhuriyeti türk halkı ve onun temsilcileri olan tbmm üzerine kurmuştur.

birde başlığı açan yazarın ruh haline değinmek gerek tabi. başlıktaki oturtmaya çalıştığı sözlük kalıbı ile ilk entry si arasında dağlar kadar fark vardır. neyi anlatmaya çalıştığını anlamak için bu başlığı bir ruh bilimci ile aynı ortamda değerlendirmek gerekir.

<bkz: sizi saygıya davet ediyorum>

askerde hava degisimi

kısa dönem erler için 45, uzun dönem erler için ise 90 gün askerlikten sayılan hastalık istirahat dönemidir. hava değişimi raporu alınabilmesi için geçerli bir hastalığınızın ve uzun bir iyileşme döneminizin olması gerekmektedir. zira rapor uzman bir askeri hekimce hasta muayenesi sonrasında hazırlanarak askeri hastane heyetine sunur. bu heyette kimler yokturki efendim. alınan karardan önceden haberiniz olur. formalite icabı kurula girersiniz ve bulgular hakkınızda rapor hazırlayan doktor tarafından kurula sunulur. sonrasında kurul verilen hava değişimi gününü yüksek sesle dile getirerek size duyurur, bir nevi teblig etmiş olur. onay işlemleri gerçekleştikten sonra hava değişimi evrakınızla birliğinize gider, kıtanızı haberdar eder sonrada evin yolunu tutarsınız.

adi cikmis dokuza inmez sekize

birinin bir kere kötü bir nedenden ötürü adının duyulmasından sonra onun hakkındaki yaygın inanç artık kolay kolay düzelemez. hele aynı olay bir çok kez tekerrür etmişse imkanı yok bu lanetten kurtulamaz, silsile yoluyla nesilden nesile devam eder.

konuya örnek olarak yalancı çoban verilebilir.

digor

toplum genelinde karslıyım diyen biri duyulunca hemencecik bütün duyu organları uyanır. hele digorluyum diyenden kaçmak lazım efenim. illaki bir maraz doğacaktır. hemen değil ama bekleyin doğru zamanda doğru ortamda. tecrübeyle sabittir.

<bkz: adı çıkmış dokuza inmez sekize>